İnternetten Lig Tv izleyin (Canlı Maç Yayını)

23 Ocak 2010 Yazan admin  
Kategori Site Tanıtım

İnternette maç izleme keyfini yaşamak istemez misiniz?

İnternet üzerinden yayın yapan Digiturk Web Tv ile  artık maç keyfi bilgisayarınıza geliyor. Üstelik güçlü alt yapısı sayesinde canlı maç yayını esnasında görüntülerde takılma problemi yaşamadan, bağlantı hızınıza göre dinamik olarak değişen yayın kalitesiyle…

Artık maçlar internette canlı ve yasal.

Lig tv maçlarını internet üzerinden kullanıcılarla buluşturan Digiturk Web TV, dilerseniz tek tek,  dilerseniz paket halinde maç satın almanıza imkan veriyor. Çeşitli taksit alternatifleri de bulunan bu hizmete üye olmak ve dilediğiniz maçları rahatça satın alıp, internet üzerinden izlemek için BURAYI kullanabilirsiniz.

Unutmayın, bu hizmet tamamen yasaldır.

İşlevsel Proje: Blog COLOR

28 Mayıs 2009 Yazan admin  
Kategori Site Tanıtım

Bloglama’nın gün geçtikçe artan cazibesi karşınıda kendisini ifade etmek isteyen milyonlarca insan Blog (günlük) tutmaya başladı. Blog yazarlığı öyle bir noktaya geldi ki artık şirketlerin, haber sitelerinin bile blogları mevcut.

Her alanda olduğu gibi internet mecrasında da ciddi bir rekabet ortamı var. Eğer siz de bir yayımcıysanız veya yayımcı olmayı düşünüyorsanız farklılaşmanın önemini kavramak mecburiyetindesiniz. Diğerlerinin arasından sıyrılamayan, küçük çaplı işlerle uğraşmak istemiyorsanız ve hedefiniz binlerce okur ise SEO optimizasyonunuzdan tutun da, blogunuzun arayüzüne (temasına) kadar bir çok alanda fark yaratmanız şart.

İsterseniz olayı biraz somutlaştıralım.

İnternet üzerindeki siteler trafik akışı büyük oranda organiktir. Organik trafiğin ana kaynağı ise şüphesiz ki GOOGLE !  Örneğin bir pazarlama siteniz var. Goolge’ın pazarlama anahtarına verdiği cevap şuan için 11.800.000 Yani sizin “pazarlama” kelimesinden trafik çekebilmeniz için   bu 11.800.000 cevaptan ilk 100 içinde yer almanız gerek. Google, bir sayfada 10 arama sonucu indekslediğinden 100 rakamı ilk 10 sayfa arasında olmanızı ifade ediyor. Ama unutmayın, kullanıcılar en fazla 2 sayfa gezerek aradıklarını bulup arama motorunu terk eder veya yeni bir arama yaparlar.  Bu durumda trafik çekmek istediğiniz sözcükte ilk 20 arasında yer almanız şart. Sağlıklı ve yüksek trafik için ise bu rakamı en iyimser tahimnle ilk 5 şeklinde yorumlayabiliriz. Matematiksel olarak Google indeksinde pazarlama anahtarından hit almanız için 1/2.900.000 marjına dahil olmanız gerek.

Bu durumu doğru alan adı seçimi ve güçlü bir SEO ile çözümlemeniz mümkün, ancak kalıcı olabilmek için bundan çok daha  fazlasına ihtiyacınız var.

Diyelim ki SEO olayını çözdünüz. Piyasada dolaşan ücretsiz arayüzlerden (temalardan) birini edinerek kullanmaya başladınız. İşte tam bu noktada sıradanlaşmaya başladınız demektir. Çünkü biraz araştırma yapan herkes bu bahsettiğimiz denklemi kendi sitesine uygulayabilmekte. Dolayısı ile her geçen gün ilk 5 arasına girmek ve orda kalıcı olmak zor bir durum haline gelmekte. Üstelik kodlama ve grafik bilginiz yoksa inanın işiniz tahmin ettiğinizden daha da zor.

Tam bu noktada imdadınıza yetişen bir proje mevcut: BLOG COLOR


BLOG COLOR projesi Arda Ahmetgil tarafından hayata geçirilmiş ve kodlama bilen, bilmeyen herkes için düşünülmüş tam bir çözüm aracı.

Ücretli ama makul bir yapıya sahip olan bu proje ile ister blogger, ister wordpress bloglarınızı farklılaştırabilir ve rekabet gücünüzü arttırabilirsiniz. Sözü daha fazla uzatmadan Arda beyle yaptığımız ufak söyleşiyi,bu konuda daha net bir çerçeve çizmesi adına sizlerle paylaşmak istiyorum.

Arda Ahmetgil’e zaman ayırıp, okurlarımızı ve bizi aydınlattığı için YazBuraya.com olarak teşekkür ederiz.

-Sizi bilen biliyor gerçi ama biraz internet tecrübenizden ve şimdiye kadar yürüttüğünüz diğer web projelerinizden bahsedermisiniz?

Aktif olarak 1999 yılı sonlarında ilgilenmeye başladım. O yıllarda hatırlarsanız milenyum hurafeleri dolanıyordu ortalarda. 2000′de kıyamet kopacak, dünya batacak vs. gibi.Bununla ilgili bir web sitesi tasarlayarak iyi prim yapabileceğime inanıyordum :) Şimdiki gibi çok fazla bir kaynak yoktu içerik hırsızlığına ilişkin. Kendi sallamasyon senaryolarımdan hikayeler üretiyor ,heyecanlı heyecanlı yazıyordum. İyide tutmuştu aslında. Kocaman adamlar bana hocam falan diye hitap edince kendime önemli adam efekti veriyordum.Tam olarak ilk başlangıcım bu şekilde olmuştu internet dünyasına.

Yaklaşık 1 sene boyunca oldukça amatör devam ettim. Sonrasında kendimi geliştirmek için farklı yönler aradım. Görsel Dünya mı? Kod Cehennemi mi?

Uzun bir süre ikisini de aynı seviyede devam ettirmeye çalıştım, bir yandan program altyapısını hazırlayıp diğer yandan üzerine tasarım giydirmek çok keyif verici bir iş ama bir o kadarda yorucu. Her ikisinde de gün aşırı yeni özellikler,güncellemeler çıkıyor. Eğer meslek edinmişseniz bu gibi işleri bu tarz yeniliklerden haberdar olmanız bu pazarda kalmanıza yetmiyor. Takip ve uygulama - geliştirme bunun için en iyi bütündür bana göre.

Sonuç olarak başlangıçta yanlış yolu seçtim. Aynı anda her şeyi öğreneyim bileyim , takip edeyim istedim. Bilgi köreltmek ve can sıkmaktan başka hiç bir işe yaramıyor. [odaklanamıyor, işinize konsantre olamıyorsunuz!]

Sonrasında yapmış olduğum proje bazlı uygulamalarda ufak tefek hatalar, bu hataya sebebiyet veren bug’lar ile tanıştım. Zorbey ismi bu zamanlardan geliyor :) Birden ilgi alanım olu verdi bilişim güvenliği. Üzerinde çalıştığım projeler biran önce bitsinde güvenlik açıklarını tespit edeyim istiyordum. Zorbey ile ilgili alanları kısa geçiyorum:)

Yapmış olduğum uygulamaların birçoğu Güvenlik Bilişimi üzerine olanlardı. Piyasada bulunan hazır içerik yönetim sistemlerindeki açıkları daha hızlı ve etkili yoldan tespit etmek için yapmış olduğum birçok ufak tefek hacking araçlarım var. Bunların dışında yine aynı konu temalı farklı isimlerde 10′ a yakın bilgi ve paylaşım platformlarım bulunmakta. Bunlardan en çok akılda kalanı “HackerLive” idi. Yaklaşık 3 ayda 9.000 kullanıcıya ulaşmıştık. (aklımda kaldı diye söylüyorum)

Siyah Şapka dünyasına, Gri Şapka ile son verdim. Birçok Bireysel ve Kurumsal firmalara güvenlik konusunda çözüm önerileri sunuyor, projelerindeki güvenlik açıklarını tespit edip iyileştirmeye yönelik hizmet sunuyordum.

Bu işlerin devamında sermaye edindiğim web kültürü beni tasarım dünyasına doğru itmeye başladı. Kimin olduğunu bile bilmediğim sitelere hiçbir karşılık beklemeden görsel aparatlar tasarlıyordum. Zamanla tasarıma bakış açım ve kendime has çizgi / renk kullanımım eş dost tarafından fark edilir olmaya başladı. Bir logo, bir banner diye diye yaklaşık 500′e yakın aktif web sitelerinin tasarımlarında hala imzam bulunmaktadır.

Çoğunluk olarak, geniş kitlelere hitap eden sosyal ağ tabanlı web siteleri yapıyorum. Geçmişte yer alan projelerden markalaşanlar You Tövbe ve FikrimNET bunlar arasında en çok ilgi görenler.

Şuan için son birkaç gün içerisinde hayata geçecek olan “Poozla” projesi üzerine yoğunlaşmaktayım. Eminim herkes onu çok sevecek:)

İlk soru için uzun bir başlangıç oldu sanırım, ortamı daha fazla germeden diğer sorularınıza geçebiliriz.

-Blog Color projesi nasıl doğdu? Bize başlangıç hikayesini anlatırmısın?

Aslında çok eski tarihlere dayanan bir proje idi. Şartlar ve imkanların kısıtlılığından bir türlü hayata geçiremedik.Son günlerde Bloxoo içerisindeki Blog Sahiplerinin dile getirdiği ortak sıkıntılar Blog Color projesi için hızlı bir reaksiyon kaynağı oldu.

Ben başından beri ücretsiz blog sağlayan hizmetlere karşıyım. Blog yazmak tamamen özgürlüktür fakat bu tip yerlerde kısıtlı fonksiyon ve özelliklerle bu özgürlük kişiye zulüm haline geliyor.

Tabi ki her alt yapıda ufak tefek sorunlar yaşanabilir, ama örneğin basit bir tema değişimi ya da blogunuz içerisinde yer alan herhangi bir görsel aparatın konumunu değiştirmek bu kadar zor olmamalı. Akabinde yine son günlerde sıkça rastladığımız hesap durdurma, site kapatma ve ne idüğü belirsiz hatalar.

Biz Blog Color’u bu gibi yaşanılan birçok hatayı kullanıcıya unutturmak , daha profesyonel bir alt yapıda göze hitap eden bloglar tasarlayarak Türkiye’deki bloglama kültürünü en üst seviyeye yükseltmek amacı ile oluşturduk.

-Blog Color kimleri hedefliyor ?

Hedef bir kitlemiz yok. 7′den 70′e herkese hizmet verebilecek esneklikte bir projedir Blog Color.

Blog sahibinin neye ihtiyacı var ise doğrudan onu karşılar. Kendi çözüm önerilerini sunar.

-Temaları kişiye özel mi tasarlıyorsunuz? yoksa hazır tema mı kuruyorsunuz?

Blog Color içerisinde yer alan paketlerin hepsinde hazır tema kullanıyoruz. Blog Color tesisinde an itibariyle 3224 adet kullanıma hazır kaliteli tema arşivimiz mevcut. Bu sayı her geçen gün artıyor.

Bu konuya biraz daha açıklık getirmek istiyorum. Takdir edersiniz ki ülkemizde birçok tasarım ilahı olmasına rağmen hala eli tutulur bir tema tasarımcısı yok. Wordpress için tema uyarlayan birkaç site daha var ve fiyatları minimum 700TL’den başlıyor. Blog sahiplerinin birçoğu öğrenci. Boş zamanlarını değerlendirmek için bu kadar para hem onlara hem bize oldukça lüks gelmekte. Sıfırdan tema yazmak çok zahmetli ve epey zaman alan bir iş. Fakat uzun araştırmalarımız sonucunda üzülerek söylüyorum ki az önce bahsetmiş olduğum fiyatı talep eden tasarım firmalarının da hazır tema kullandığını öğrendik. Talep edilen paraya istinaden yapılan iş çok basit.Blog Color’un şaşırtan özelliklerinden biride her keseye uygun olmasıdır. Biz tasarımı zaten severek yapıyoruz. Ürün paketlerini kısaca analiz ettiğinizde talep etmiş olduğumuz fiyatların normal şartlarda bir web hosting ücretine denk geldiğini göreceksiniz zaten.

Bu arada Blog Color tesisinde alışıla gelmiş basit temalara yer vermiyoruz. Birçoğu normal şartlarda ücretle satılan yurt dışı kaynaklı tasarımlar. Geneli ise ekibimiz tarafından ücret karşılığı Themeforest den satın aldığımız lisanslı temalar. Gerek tema iskeleti gerekse tema içerisinde yer alan dinamik bileşenler ile fark edilebilir değişikliği ve ortaya çıkan yeni tarzı ,müşterilerimizin hedef kitlelerine %100 başarı geri dönüşümü sağlayabilecek yapıdadır.

-Esneklik payınız nedir? Mesela kullanıcı kendine uygun gelen özellikleri isteyip, diğerlerini reddetme gibi bir opsiyona sahip mi? En basitinden hosting hizmeti?

Şuana kadar hizmet verdiğimiz müşterilerimiz, daha öncesinden farklı firmalardan almış oldukları web alanları içerisinde barınmaktadır. Biz bu kişilere talep etmiş oldukları paket üzerinden fiyatlandırma yaparak tasarım ve belirtmiş olduğumuz diğer uygulama hizmetini sağladık.

-Biraz satış sonrası teknik destekten bahsetsek?

Paketlerimizin geçerlilik süresi tam 1 yıldır. Müşterilerimiz Bu süre içerisinde bizlere gerek telefon gerek e-posta gerekse msn yolu ile aktif olarak iletişim sağlayabilirler. Garanti kapsamında gerçekleştirmiş olduğumuz bu destek uygulamamızda taraflar arası belirlenen şartların kabul edilmesi gerekiyor. Örneğin almış olduğunuz bir bilgisayar kasasının arka kapağı açıldığında nasıl garantiden düşüyor ise tasarlamış olduğumuz temalarda da bu konularda bilgisi olmayan müşterilerimize kaynak dosyalarını düzenlemelerini tavsiye etmiyoruz.

-Son olarak BLOG COLOR ne vaad ediyor? Yani “bir blog yazarının yapamayıp ta, blog color’ın yapabildiği şey ne?”

Blog Color özellikle markalaştırma konularında oldukça tecrübelidir. Biz bu işi tamamen göz ve beyin kombinasyonundan yola çıkarak yapıyoruz. Biraz bilimsel bir örnek olacak ama, örneğin isim yapmış gıda sektöründeki markalar nasıl kırmızı rengi seçip beynimizde dikkat çekici, açlık ve iştah sinyalleri yolluyor, yada Sarı rengin az kullanıldığı alanlarda parlaklık, sıcaklık hissi duyuyor ve kişi üzerinde kullanıldığında o kişinin şakacılığı, aydınlığı , yaratıcılığı ve samimiyeti ile hayata karşı tutumu olduğunu hissediyorsak blog tasarımlarında da renk uyumlarını baz alarak kullanıcıların göz ve beyin fonksiyonlarına hitap edip hedeflenen beğeni sonucunu elde edebiliyoruz.

Bunun dışında, müşterilerimize sunmuş olduğumuz Google dostu uygulamalar ve reklam algoritmamız sayesinde, blog yazarlarımızın uzun uğraşlar sonucu tam olarak verim alamadıkları reklam/hit fonksiyonunu profesyonel düzeyde yapılandırarak hedeflenen sonuca en doğru şekilde ulaşmalarını sağlıyor, kısa zamanda gözle görülür farklar yaratıyoruz.

-Arda bey, Katkınızdan ötürü çok teşekkür ediyoruz.

Yapımda ve yayında emeği geçen herkese bende çok teşekkür ediyorum.

Daha fazlası için BLOG COLOR sitesini http://www.blogcolor.com/ adresinden ziyaret edebilirsiniz.

Uyarı: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Bu yazıyı yorumlamanızdan doğabilecek maddi ve manevi zararınızdan yazburaya.com sitesi sorumlu tutulamaz. Bu sayfayı görüntüleyerek tüm sorumluluğu üzerinize aldığınızı kabul etmektesiniz.

NOT: Blog Color ticari bir projedir.

Ücretsiz program çevirileri (Türkçe)

11 Mayıs 2009 Yazan admin  
Kategori Site Tanıtım

Bir çoğumuzun kullandığı Yahoo! Messenger, Notepad 2, Attribute Changer, BestCrypt, BestCrypt Traveller, BCArchive, BCWipe programları artık Türkçe. Nasıl mı?

Kadir Demirel, üşenmemiş farklı alanlarda bir çok işlevsel programı ingilizce bilmeyen veya bu programları daha etkin kullanmak isteyen kullanıcılar için Türkçeleştirmiş.

Dilerseniz Kadir bey’in Türkçeleştirdiği programları yakından tanıyalım:

BCWipe: (Deneme Sürümü) Sildiğinizi düşündüğünüz veriler, Windows tarafından üstüne yazılmadıkça formattan sonra bile silinmiyor. Örneğin, bilgisayarınızı satacaksınız ve verilerinizin başkalarının eline geçmesini istemiyorsunuz. Bu program ile verilerinizi kalıcı olarak silebilirsiniz.

BCArchive: (Deneme Sürümü) Klasör şifreleme programıdır. Bu programı kullanarak kendi açılabilen şifreli exe dosyalar da oluşturabilirsiniz ve BCArchive programının kurulu olmadığı bilgisayarda bile bu dosya açılabilmektedir.

BestCrypt: (Deneme Sürümü) Bu program kullanarak, bilgisayarınızdaki diğer disk bölümleri gibi sürücü harfleriyle gösterilen şifreli sanal sürücüler oluşturabilirsiniz.

Bestcrypt Traveller:   BestCrypt programını kullanarak oluturduğunuz sanal sürücülere program kurmadan eriebilirsiniz. (Kurulum gerektirmeyen, Portable yapıdadır.)

Notepad2: Açık kaynak kodlu, ücretsiz metin editörüdür, Windows Not Defteri ile değiştirilebilir. PHP kodlama yapan tasarımcıların da işine yarayabilecek bir zengin metin editörüdür.

Attribute Changer: Bu programı kullanarak dosya ve klasörlerin zniteliklerini ve tarih/saat damgalarını değiştirebilirsiniz.

Bahsettiğimiz bu programlar, Kadir bey’in kişisel sayfasında (incelemek isterseniz TIKLAYIN) detaylı olarak anlatılmakta ve Download.com, Gezginler.net, lumierecnet.com Softpedia.com gibi tanıdık program sitelerde indirilebilir durumda bulunmaktadır. Hemen belirtelim, Kadir bey‘in Türkçeleştirdiği  bazı programlar ise üreticilerinin kendi web sitelerinde yayınlanmaktadır.

Günün Blogu Seçildik

31 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Gündem, Site Tanıtım

Türk blog yazarlarının buluştuğu en büyük platformlardan “Bloxoo” sitesinde 31 Mart 2009 günü “Günü Blogu“  ünvanını aldık. Bloxoo editörlerine gösterdikleri teveccühten ötürü teşekkür ederiz.

Günün Blogu

Bloxoo, eski proje ismi ile Blograzzi : Blog yazarlarını tek bir çatı altında birleştirip, yazarlar arası iletişimi güçlendirmek ve fikir alış-verişi sağlamak adına yürütülmekte.

Her gün farklı bir Blogun “Günün Blogu” seçildiği projede yer almak için bakın neler gerekiyor:

Editörden dinliyoruz:

BloXoo Editörleri olarak, BloXoo‘nun kurulduğu ilk günden beri her gün, hem eklenme talebi ile gelen, hem de sistem üzerinden BloXoo’ya aktarılmış olan blogların, Blog Ekleme Kriteleri’ne  uygun olup olmadığına bakıyoruz. Daha sonrasında ise “Günün Blogu” listesine ekleyebilmek üzere bu blogları detaylı olarak okuyup, inceliyoruz. İlk aşamayı geçen blogları direk olarak BloXoo’ya ekliyor, ikinci aşamada uygun görülen blogları ise ayrıcaGünün Blogu” listesine aktarıyoruz

Çin Macerası - Çin’de bir blog projesi

27 Mart 2009 Yazan admin  
Kategori Site Tanıtım

Geçtiğimiz günlerde bir mail aldık. Gülhan Gülez isimli arkadaşımızdan gelen bu mail bize ilginç ve gayet hoş kurgulanmış bir blog projesini haber veriyordu. Bizde kısaca sizinle Gülhan bey’in projesini paylaşmak istedik.

Gülhan bey Çin Halk Cumhuriyetine “Çince” öğrenmek için gitmiş bir Türk. Shanghai’da yaşıyor ve yaşadığı bu ilginç tecrübeyi “Çin Macerası” adını verdiği blogu ile bizlerle paylaşıyor.

Gülhan Bey

Blog’da yok yok. Çinlilerin ne yediğinden tutunda, basit çince derslerine kadar bir çok konuda yazıyor Gülhan Bey. Üslubu çok akıcı ve seçtiği konular çok ilginç. Siz hiç Çin’de Kedi çorbası yapıldığını veya Çinlilerin hangi böcekleri yediğini biliyormuydunuz ?

Çarpıcı fotoğraflar ve ilginç videolar ile bezeli bu muhteşem ÇİN deneyimini yaşamanızı hararetle tavsiye ediyor ve sizi Çin Macerası (TIKLAYIN) ile başbaşa bırakıyoruz.

Sonraki yazılar »