İsrail dünyanın şımarık çocuğunu oynamaya devam ederken karşıtları da giderek güç kazanıyor.
Ortadoğu coğrafyasının en sorunlu bölgesinde egemen gücü oynayan İsrail, ard arda imza attığı insan hakları ihlalleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan tavırları ile bölgesindeki radikalleri büyütmekten vazgeçmiyor. İsrail vurdukça, radikaller artıyor, radikaller arttıkça İsrail daha da sertleşiyor. İşte bu kısır döngü önümüzdeki süreçte İsrail’in başını ağrıtacak sorunların başında yer alıyor.
Birleşmiş Milletler kararlarına uymayan, kendi kitle imha silahlarını bırakın denetime açmayı, varlığını bile konuşmayı reddeden zihniyet, bölgesinde silahsızlanma nağraları atarken artık dış dünyaya karşı da eskisi kadar inandırıcı duramıyor.
Mağduru Oynuyor
İkinci dünya savaşından sonraki kronolojide; ezileni, zulme uğrayanı, mağduru oyanayan ve bu tavrını, kendisine karşı mahçup durumdaki batıya, her yaptığına “evet” dedirtmek için kullanan İsrail, bugün Hitler rejiminden gördüğü zulmün benzerini Filistinlilere uyguluyor.
Petrol Semizleri Sessiz
Arap yarımadasında ABD’ye karnından bağlı bazı ülkelerin soydaş ve dindaşlarına yapılan zulme sessiz kalmaları, miğdelerini büyüttükleri, lüks hayatlarını, jetlerini, saraylarını borçlu oldukları petrol ortaklıklarına halel gelmemesi için yanı başlarındaki zulme sesiz kaldıkları bir ortamda “İsrail zulmü” semermeye devam ediyor.
Radikalleşen cepheleri sanki kendileri büyütmemiş gibi “Bakın imkanları olsa bizi haritadan silecekler” söylevleri ile halen batıya mağduru ve haklıyı oynama çabasında olan İsrail, aslında kendi toplumuna da büyük haksızlık etmektedir. “İsrail” sözcüğü “zulüm” ile birlikte anıldıkça, bu ülke mesbunu vatandaşlara ve bu ülkenin dinine mesup milyonlarca insana, dünya toplumlarının bakış açısı da ister istemez değişmektedir. Özellikle İslam dünyasında İsraile duyulan öfke her geçen gün artmakta, İsrail karşıtı eylemler taban bulmakta ve çoğalmaktadır.
Çözüm
Ekonomik darboğazdan geçen dünya ülkeleri, açlıkla ve işsizlikle savaşırken, gereksiz yere büyük bir gerginliğin mimarı olmak, İsrail gibi bir dünya ülkesine yakışmamaktadır.
İsrail en kısa süre içerisinde Gazze’ye uyguladığı ablukayı kaldırmalı, Batı Şeria ve Gazzedeki askeri denetim bölgelerinden çekilmeli ve Filistinin egemenlik haklarını tam anlamıyla tanımalı ve bu ülkenin düşünce suçlularını(!) serbest bırakmalıdır.
Bu süreç gerçekleşirse İsrail karşıtı cephe zayıflayacak, radikal uçlar törpülencek ve tüm bölge ülkeleri için barış, çok daha hissedilebilir olacaktır.
İstikrarsızlıklardan beslenen, silah satışlarını arttırmak için bölgeyi sonu gelmez bir kaos ortamında tutmak isteyen güçler, ivedilikle ateşle oynadıklarının farkına varmalıdır.
İlginizi Çekebilir











