Recep İvedik bizden değildir!
06 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Köşesiz Yazar
Son yılların en büyük gişe başarılarına imza atan yapımlarından Recep İvedik serisinin üçüncü filmi, İstanbul Güngören ilçe gençlik meclisini kızdırdı.
Film’de Recep İvedik karakterinin sıklıkla vurgu yaptığı Güngörenliliği, ilçenin gençlik meclisini harekete geçirdi. Meclis üyeleri aldıkları karar ile Recep’i hemşerilikten azletti.
Aldıkları kararı sinema salonu girişinde açıklayan Meclis üyeleri; İvedik’in kaba ve nezaket kurallarından bihaber bir karkater olduğunu ve Güngören‘in bu karakterle anılmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdiler.

Sanıyoruz ki bir sinema yapımına gösterilmesi gereken tepki yine sinema salonlarında olmalıdır. Sinema sektörünün son derece gelişmiş olduğu ülkelerde eğer bir filmi beğenmiyorsanız o filmi izlemez ve gişe rakamlarını düşük tutarak devamının çekilmesini düşündürücü kılarsınız. Oysa ki hemşerilikten azledilen Recep İvedik, her serisi ile gişede rekor denebilecek başarılara imza atan, televizyon ekranlarında tekrarları defalarca dönen bir yapımdır. Böyle bir yapımı eleştirmek için seçilen yöntem kimilerine göre doğru olsa da bize göre bu durum sadece bu filme bir miktar daha ilgi uyandırmaya yarayacaktır. Zira bu haberin duyulmasından sonra kimi potansiyel sinema seyircisi sırf bu eleştirilerin kaynağını merak ettiği için adı geçen yapımı izleyebilir. Bu durum da sizin eleştirdiğiniz filme daha büyük bir gişe rakamı yakalamasında yardım ederek, devam filmi için zemin hazırlayacaktır.
Kaldı ki bu sadece bir filmdir. Filmde konu edilen karakter gerçekte hiç var olmamış olabilir. Durumu bu çerçevede değerlendirmek sanıyoruz ki en mantıklı olanıdır.
Hollywood yapımlarına bakıldığında seks düşkünü bir rahip ya da sapık bir marangoz görmek gayet olasıdır. Örneğin yakın zamanda ABD’de gösterilen Smokin Aces 2 Assassins Ball (Tehlikeli Aslar 2) da bahsettiğimiz seks düşkünü bir rahip mevcuttur ancak bu filme hiç bir rahip çıkıp tepki göstermemiştir.
Sonuç olarak algısallığımızı bir miktar olgunlaştırmamızda fayda olduğunu düşünüyoruz. Bir filmde konu edilen karakter, rol gereği canlandırdığı meslek grubunu temsil edemez veya hemşerisi olduğu yöre insanları hakkında bir genelleme için baz alınamaz. Senarist veya senaristlerin kaleminden doğan bir hayali, ete kemiğe büründürmek veya o’nu bir temsilci gibi görmek veya göstermek tahmin ediyoruz ki yapılabilecek ciddi yanlışlardan biri olacaktır.
Yeni Bir Hikayenin Başlangıcı: Yahşi Batı
05 Ocak 2010 Yazan TheJollyJoker
Kategori Sinema
Cem Yılmaz‘ın karşılaştığı en büyük sorun, beklentiyi yükseltmesi olabilir. Her yeni filmini daha önce yaptığı filmlerle kıyaslayarak eleştiriyoruz. Hatta bazı sinema yazarları Hokkabaz ile Gora‘yı kıyaslamışlardı ki, ben o yazılara Gora‘yı izlerken güldüğümden daha fazla gülmüştüm.
Her yaptığı projeyi, ayrı ayrı ve bağımsız olarak değerlendirirsek; sadece hayranlarının değil, profesyonel sinema eleştirmenlerinin gözünde de Cem Yılmaz‘ın hak ettiği yere geleceğini sanıyorum.
Şimdi diğer filmlerinden bağımsız olarak Yahşi Batı‘ya bir göz atalım;

Öncelikle; Cem Yılmaz’ın ülkemizdeki sinema izleyicisine duyduğu saygıyı giriş jeneriğinde bile hissediyorsunuz. Jenerik tasarımı harika, yapanların eline sağlık. Filmin kurgusu; basitliğin kıyısına bile uğramayan bir sadelikte ve bu anlatım, izleyende çok güzel bir tat bırakıyor. İzlemeyenlerin tadını kaçırmadan bunu anlatmak oldukça zor ama filme verilen 10 dakikalık aranın bile boş bırakılmadığını söylemek, sanırım mevzuyu somutlaştırmak için yeterli olacaktır.
Küfürle mi güldürüyor ?
Film; küçük çocukların gidebileceği türden sayılmasa da, sadece küfürden ibaret de değil. Açıkçası böyle bir yapımın, küfürle güldürmeye çalıştığını iddia etmek yalnızca acımasızlık sayılır.
Betimlemek gerekirse; Filmin ihtiyacı kadar küfür kullanılmış, altı boş kalan, yapmacık ve küfürlerin havada uçuştuğu bir sahneye şahsen rastlamadım. Oyunculuk açısından bakıldığında ise herkes fazlasıyla tatmin edici, ancak bu noktada Zafer Algöz‘e ayrıca değinmek yerinde olacaktır; çünkü usta oyuncu, film boyunca bir yardımcı erkek oyuncunun filme ne kadar etki edebileceğinin dersini veriyor. Ayrıca; Vahi Öz ve Ali Şen’e saygı duruşu biçimindeki konuşması, hem kendisine hem de filme çok yakışmış.
Seyirciye NOT: Yönetmenliği ve film müziklerini daha profesyonel ellere teslim etmesi, Cem Yılmaz’ı oldukça rahatlatmış olacak ki; filmi izlerken yüzünden bu rahatlığı kolayca okuyabiliyoruz.
Sonuç olarak; klişelerle dalgasını geçerken ustalarına saygıda kusur etmeyen, hiciv filmi olmaktansa bir hikaye filmi olmayı seçen ve kahkaha garantili bir komedi olmuş Yahşi Batı… Filmin; kostüm, makyaj, görsel efekt gibi sorunların üstesinden kolayca gelmesi de, yapılan işi Cem Yılmaz’ın diğer filmlerinde olduğu gibi Türkiye standartlarının üzerine çıkarıyor. Kısacası bu film, geçirdiğiniz 2 saatten ve verdiğiniz bilet ücretinden her hangi bir pişmanlık duymamanızı sağlıyor.
Küçük bir tavsiye: Filmi, ilk defa bir Cem Yılmaz komedisi izlermiş gibi izlemeyi başarabilirseniz, daha da memnun kalacağınızdan şüpheniz olmasın.
Son Söz
Aziz ve Lemi Bey’lerin “zümrüt işlemeli nançaku“nun peşinden gittiği yeni macerayı da dört gözle beklediğimi minik bir ipucu olarak sizlerle paylaşarak, herkese iyi seyirler diliyorum.
Yahşi Batı Fragmanı için TIKLAYIN
Ev - Filmi (2009) Konusu ve Yorumlar
24 Aralık 2009 tarihinde seyirci karşısına çıkması beklenen yeni Türk filmi “Ev” için geri sayım başladı. “Ev” piskopat bir katil ile popüler bir Reality Show yarışmacısı arasında geçen piskolojik gerilim tadında bir yapıt.
Caner ve Alper Özyurtlu kardeşler “Ev” filmi’nde güçlü bir senaryo ile yola çıkmışa benziyor zira bir piskolojik danışman eşliğinde provaları yapılan filmin konusu: 7 yarışmacı ile başlayan bir gözetleme evinde (canlı yayında insanların izlenildiği show programı) izleyicilerin sürekli birinci seçtiği popüler yarışmacıya sinirlenen bir piskopat’ın gizlice eve sızarak yarışmacıyı evden birini öldürmeye zorlamasını konu alıyor.
Oyuncular:
Levent Ünsal
Ahmet Saraçoğlu
Özgür Özberk
Deniz Celiloğlu
Kerem Atabeyoğlu
Melda Gür
NOT: Daha detaylı bilgi için bu sayfayı takip edebilirsiniz.
Muro mafya babası oluyor
Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki Muro karakteri ile popülerleşen usta oyuncu Mustafa Üstündağ, Temmuz ayında çekimlerine başlanması planlanan yeni filmi “Abimm“ ile sakar mafya babası ÇETİN karakterini canlandıracak.
Elita Film Şirketi tarafından çekilecek olan Abimm filminin senaryosu İlkay Akdağlı‘nın kaleminden, Şafak Bal yönetmenliğinde beyazperdeye yansıyacak
Mustafa Üstündağ’ın filmografisi;
MURO: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine
Zeynep’in Sekiz Günü
Metropol Kabusu
Neredesin Firuze
Köçek
Yolculuk
Gülizar
Emret Komutanım Şah Mat
Ali’nin Sekiz Günü
Vicdan
Melekler ve Şeytanlar Filmi (trailer ve yorum)
İlki gibi Dan Brown‘un romanından uyarlanan ve bir devam filmi olan Melekler ve Şeytanlar‘da yine başrolde Robert Langdon‘ı canlandıran usta oyuncu Tom Hanks‘i görüyoruz. Hanks, ilk film Davinci’nin şifresi‘nde de Langdon karakterini canlandırmış ve filme muhteşem bir oyunculuk kazandırmıştı.
Yönetmenliğini Ron Howard‘ın üstlendiği bu gizem ve gerilim dolu roman uyarlaması, David Koepp ve Akiva Goldsman tarafından senaryolaştırılmış.
140 dakika boyunca beyaz perde’yi dolduracak bu Amerikan yapımı film’de Vatikan‘ın Robert Langdon‘a başvurmasını hayretler içinde izliyoruz. Zira Langdon, ilk film de katolik kilisesi‘nin benimsemediği ve tarihin en tartışmalı şifresini kıran adam olarak mimlenmişti. (Dikkatli okur ve izleyiciler Langdon’ın Vatikan’ın peşine taktığı Keşiş’le yaptığı kedi fare oyununu hatırlayacaklardır.)
Angels and Demons filmi Robert Langdon‘ın (Tom Hanks) Katolik Kilisesi düşmanı illuminati örgütünün kanıtlarını bulması ve bu örgütün Vatikan’ın varlığına yönelik oluşturduğu tehdidi açığa çıkarma çabasını konu alıyor. Film’de bolca mezar, terk edilmiş katedral ve mahzen görmek mümkün.
işte Angels and Demons (Melekler ve Şeytanlar) film fragmanı








