Sıyrılın yıllardır içinizde barındırdığınız kalıplaşmış sevginizden…
Ayağınıza bağlı eski bir sandık gibidir o ağırlığına rağmen sürüklemekten vazgeçemediğiniz.
İnatla tırmanırsınız o yükle yarınlarınıza.
Bilir misiniz istemediği bir adımı atamazsınız onunla…
Bu da yetmezmiş gibi kıramazsınız o sandıktaki anahtarını attığınız kilidi.
Korkutur içindekileri görmek.
Vazgeçemediğiniz sandıktır aslında, eski ama özenle işlenmiş.
İçerisine kilitlediğiniz katlanmış hayal kırıklıkları üzer sizi.
Bir sandığın güzelliği aldatır.
Aslında o göz alıcı el işçiliğide yalnızca size aittir.
Bir sizin emeğinizdir o güzellik.
Bizler genelde bizi mutsuz eden duyguları tavan arasına kilitlenmesi gereken sandık gibi görürüz.
Aslında ben onların çirkin ama kabul edilebilir şeyler olduğunu düşünüyorum.
Bu çirkin duyguların her zaman bir sebebi yoktur.
Bazen kendinizi dinlemektense yolunuza devam etmeniz daha önemlidir ve temiz ayrılık diye birşey yoktur.
Aslında ayrılık pis iştir ve birinin tozda, kirde yuvarlanma zamanı gelmiş demektir.
Düzgün bir şekilde ayrılmak senkronize yüzme gibi bir sanat şeklidir ki çoğu ilişkide öylesine biter.
Bir ilişkiye başlamadan önce seçici olma şansınız var ve bunu mutlaka kullanın.
Doğru kişiyi beklemek zorunda değilsiniz, zaten büyük ihtimalle öyle biri yok
Ama en azından sandığınızı hayal kırıklarıyla dolduracak sadakatsiz biri yerine huzurla dolduracak merhametli birini buluncaya kadar bekleyin.
Çünkü yeniden dipsiz kuyuya düştüğünüzde dibe inmeye değdiğini bilmek sizi için iyi olacaktır.
Gönderen: Gizem Hantal
İlginizi Çekebilir











gizemcim muhteşemsin bende olan yazılarını da yayınlamanı tavsiye ediyorum ve hatta bana yazdığın benim için yazdığın hepsini yayınla:) muhteşemsin ki bunlar 2-3 dakikada yazılan yazılar üstünde çok fazla düşünülmeden yazdıkların harikasın