Birey Üzerine
30 Ocak 2009 Yazan admin
Kategori Köşesiz Yazar
Gelişmekte olan bir ülke nasıl tanımlanır?
Bir çok insan bu soruya “Ekonomik rasyolarındaki iyileşme” veya “okur yazarlık oranınındaki artış” olarak yanıt verebilir. Gayet tabi bu yaklaşımlar doğrudur fakat asıl gelişmişlik, kendisini ifade edebilen, çevresine duyarlı, güçlü bireyleri barındıran bir toplumun oluşturduğu ülke konseptidir.
Ekonomik rasyolardaki iyileşme üretim ile doğru orantılıdır. Üreten toplum için yetişmiş yani kalifiye eleman şarttır. Kalifiye bir eleman iyi bir eğitimden geçmiş olmalıdır. Üretime, iş gücüne, ekonomiye katkı sağlayan kısacası üreten her birey bu tepkimeyi tetikleyen birer aktördür. Kahvelerde oturan, üniversiteyi bitirip iş bulamayan veya kendi ehliyetinde bir alana kanalize olamayan bireylerin topluma, ekonomiye, üretime katkı sağlamasını beklemek gerçekçi değildir.
Her ülke “insana yaptığı yatırım” ölçütünde güçlenebilir. Toplama kampına dönüşmüş üniversiteler, ezberci eğitim politikaları, yozlaşmış sınav sistemleri ile bireyi olmak istediği değil, olmak zorunda kaldığı kişiler haline dönüştürüp bu insanlardan “verim” beklemek gerçek dışıdır. Birey, yetilerini kullanabileceği ve mesleği her ne olursa olsun toplumda sınıflandırılmayacağı bir ortamda manevi ve maddi doygunluğa ulaşabilir. Dolayısı ile birey yaptığı işten zevk duyan daha başarılı ve daha üretken bir yapıya kavuşur. Bireyin güçlenmesinden kasıtta budur.
Güçlü birey, konuşmakta, düşünmekte, katılımcı olmakta daha iştahlı olacaktır. Demokrasinin temelinde yatan mantığı sürdürebilir kılmak isteyen toplumlar “güçlü bireylere” mecburdur. Unutmayalım ki geçim derdine düşmüş, gelecek kaygısı taşıyan veya metaryalist yaklaşımlar ile daha çok mal edinme iştahı taşıyan, faydacı bireylerden demokrasi beklemek hayaldir.







Ahkamlar
Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, Gravatar a abone olun!