Avatar, James Cameron’un senaryosunu yazıp, yönetmenliğini yaptığı, dev bütçesi ile dikkat çeken 3 boyutlu, animasyon, aksiyon – bilimkurgu türünde bir film.
Cameron, Titanik ve Terminatör filmleri ile sinema sektöründe büyük yankı uyandırmış, 1954 doğumlu başarılı bir yönetmen. Senarist olarak başladığı kariyerinde James Cameron, bugün az sayıda fakat her biri yüksek gişe rakamlarına ulaşmış kült filmleri ile biliniyor. Avatar ise bu başarılı kariyerin son meyvesi olarak karşımızda duruyor.
18 Aralık’ta vizyona giren ve geride bıraktığımız iki gün içerisinde çok büyük yankı uyandıran Avatar‘ı konusu, kurgusu ve görsel efektleri ile değerlendirelim istedik.

Sinema eleştirmenlerinin ve konuyla yakından ilgili izleyicilerin bildiği gibi “yüksek bütçe eşittir başarı” denklemi büyük bir yalandan ibaret. Zira sinema tarihi yüksek bütçesine rağmen fiyaskolarla sonuçlanan onlarca film ile dolu. Bunlara en yakın örnek; standart bir “felaket filmi” olmanın ötesine geçemeyen, heyecanlı, fakat vaad ettiği kadar büyük etkiler yaratamayan 2012.
Öyle bir film düşünün ki sizi hem heyecanlandırsın, hem güldürsün hem de salya sümük ağlatsın… İşte Avatar, izleyiciye tam olarak bunu yapıyor.
10 seneden fazla süren hazırlık çalışması, dev bir bütçe, güçlü senaryo, başarılı yönetmen, iyi lansman eşittir AVATAR , yaftalamak gerekirse: “son yılların en başarılı filmi”
Avatar’ın konusu ne ?
Avatar 22 yüzyılda Pandora adlı bir uyduda yaşayan Na’vi adlı bir uygarlığı anlatırken; barışçıl mavi yaratıklar ile insanoğlu’nun çıkar çatışmasıyla heyecanlanan, na’vi-insan karışımı Avatar‘lar ile fantastikleşen, iki farklı yaşam formu’nun aşkı ile destansallaşan, klişe görünümlü fakat işleyişi ile ezber bozan, etkileyici bir konuya sahip.
Teknoloji’yi sanata çevirmekte oldukça başarılı olan Avatar, 3D’nin tüm nimetlerinden faydalanmış. Doyurucu görsel efektler ve bilgisayar modellemelerinde kendisini fazlasıyla hissettiren renk uyumu, filmi türünün örneklerinden ayıran başlıca özelliklerinden.
Avatar ayrıca klişe senaryo unsurlarını başarıyla faklılaştırmış. Örneğin klasik bir aşk hikayesi, Avatar gibi aksiyon-bilimkurgu tadında bir film için açıkça bir sac ayağı olmuş durumda. Duygusal öğelerin kullanımı ise Avatar‘ı, konusuna sadık işleyişinden koparmazken, izleyicide oldukça etkili bir dram hissiyatı uyandırmayı fazlasıyla başarıyor.
Saydıklarımızın hepsi ve daha fazlası ile Avatar, izlenmesi gereken bir başyapıt sıfatını fazlasıyla hak eder nitelikte. Eğer siz de Avatar filmine gitmeyi düşünüyorsanız, vakit kaybetmeden biletinizi almanızı öneririz. Zira şu sıralar çoğu sinemada film kapalı gişe oynamakta.
İlginizi Çekebilir










Ben hayatımda bu kadar saçma, tamamıyla uydurma ve akıldışı bir film görmedim. Yahu nesini beğeniyorlar bu filmin? Saçma sapan yaratıklar ile insanların savaşının bir anlamı yok bence. Zaten bunun saçma bir film olduğu, bir Amerikan yapımı olduğundan anlaşılıyor. Saçma ve anlamsız şeylerin çoğu Amerikan yapımı. Bunun en büyük örneği de Avatar. Demek ki, Cameroon’nu aklı, ancak saçmalığa yetiyormuş. Bu filmi sevenleri anlayamıyorum…
Filmi izledim ancak senaryonun Battle For Terra (http://www.imdb.com/title/tt0858486/ ) ile neredeyse tıpa tıp aynı olması garibime gitti ki bence bu filmden alıntı yapılarak Avatar ortaya çıkmış. Bundan sonra amerikanın yeni gözdesi askeri savaşlar ve felaket değil dünyanın yok olması ve yeni gezegenler aramamız olacaktır
Filmin senaryosunun yıılar önce yazılmış olduğu bilgisinin büyük bir yalan olduğunu düşünüyorum…kanımca 2-3 sene önce yazılmıştır..İkiz kulelerin yıkılması ve amerikanın dünyaya yaydığı şiddetin bilinçaltına yönelik meşrulaştırmasını izliyoruz filimde bol bol…Yeni bir yüzüklerin efendisi misyonlu filim yani!Ne varki alt temadan ne kadar rahatsız olduysam da,görsel etkinin muhteşemliği hayranlık uyandırıcıydı!Her biri uzman tasarımcılar tarafından tasarlanan bitkiler,canlılar ve teknolojiler…