Aşk-ı Memnu Behlül - Bihter sevişme sahnesi izle
Milyonları eklana kitleyen aşk-ı memnu dizisi’nin 38. bölümünde Behlül ile Bihter‘in seviştikleri sahne olay yaratarak internette en çok tıklananlar arasında yerini aldı.
Kanal D ekranlarında yayınlanan ve “Bir Bulut Olsam” dizisi gibi adını bir sevişme sahnesi ile beraber andıran ikinci büyük yapım olma özelliğine sahip. Dizi, ayrıca sezon finalini yaptığı Behlül ve Bihter’in sevişme sahnesi ile izleyenlerini gelecek sezonu beklerken büyük bir merak içinde bıraktı.
İşte olay yaratan sevişme sahnesi (YouTube üzeirnden yayınlanmaktadır.)
Haziran 2009 PR güncellemesi
28 Haziran 2009 Yazan admin
Kategori Web Tasarım
Google‘ın pagerank güncelleme peryotlarındaki anormal oynama ile yine beklenmedik bir PR dalgalanması yaşadık. Çoğu sitede değişme olmazken, kimi sitelerde düşüşler gözlendi. Dilerseniz bu beklenmedik pagerank güncellemesini beraber değerlendirelim…
Neye göre PR alıyoruz?
Google’ın açıklamasına göre; backlink denilen ve diğer sitelerden karşılıksız alınan aktif bağlantılar Pagerank algoritmasının bel kemiğini oluşturmakta. Tabi ki bu algoritma sadece backlinkler ile oluşmuyor. Site yaşınız, içerik özgünlüğünüz, kod validasyonunuz ve sayfanızın açılma hızı gibi türetilebilecek pek çok değişkene bağlı olarak bu derecelendirme yapılmakta…
Neden dengesiz bir güncelleştirme zincirindeyiz ?
Google, algoritmasının çözülmesini istemiyor. Haliyle çözülen bir algoritma süistimallere ve haksız rekabetlere yol açabileceğinden bu durumu engellemek adına Google, site yöneticilerinin veya optimizasyon uzmanları (!)’nın tahmin edemeyeceği değişimler ile algoritmasını sürekli dinamik tutmaya çalışmakta.
Çok sağlam backlinkler aldım ama PR değerim düştü veya yerinde sayıyor.
Normaldir. Salt bir hesaplama ile; çok backlink çok PR anlamına geliyor zannedilebilir ancak bu kanı tamamen yanlıştır. Hiç backlink edinememiş ve yeni kurulmuş bir web projesi, özgünlüğü neticesinde ciddi PR değerlerine ulaşabilir. Örneğin: alanında az örneğe rastlanan ve insanlık için faydalı olabilecek bir yardım projesi, açıldığı anda PR 4 değerine yükselirken, hemen hemen her platformda gördüğümüz forum siteleri uzun yollar katetmelerine rağmen bir türlü güçlü bir PR yapısına kavuşamayabilirler. Bu durum tamamen Özgünlük, Kullanıcı adına yararlılık ve sadelik ile alakalıdır.
“Sadelik” derken neyi kast ediyorsunuz ?
Google, mantık olarak kendisi gibi “sade” sitelerden hoşlanır. Şişirilmemiş, temiz bir ara yüz. Hızlı açılan sayfalar ve özgün / elit içerik… İşte sadelikten anlaşılması gereken denklem budur.
Son söz: İpucu
Eğer ciddi bir PR hedefiniz varsa yapılması gereken en önemli yapılanmalar:
-Hızlı açılan yani görsele boğulmamış sayfalar
-Validasyonu kusursuz bir kodlama
-Özgün ve eşine az rastlanır içerik
-Kullanılan görsellerin kendi sunucunuzda barındırılması
-Az ama öz etiket veya keywords seçimi
-Güçlü iç ve dış linkler
-Yaşlı alan adları
-SABIR
Beşiktaş Nihat Kahveci’yi transfer etti
Beşiktaş Jimnastik Klubü (BJK) İspanya’nın Villarreal takımında top koşturan milli futbolcu Nihat Kahveci‘yi renklerine bağladı. Nihat‘ın bonservis bedeli için İspanyol klup ile 4.5 milyon avro karşılığında anlaşan Siyah-Beyaz‘lı ekip, şampiyonlar liginde ve önümüzdeki sezon için golcü futbolcudan ümitli.

1979 İstanbul doğumlu olan Nihat Kahveci, 1997 yılında ilk kez Bursaspor karşısında resmi olarak Beşiktaş forması giymiş ve güçlü sağ ayağı ayrıca hızlı futbolu sayesinde Beşiktaş‘ta kısa sürede yıldızlaşmıştı. 2002 yılında Türkiye’den ayrılan Nihat, bu sezon 3+1 yıl sözleşme imzaladığı Beşiktaş ile tekrar ülkesine dönmüş oldu.
Magic Place: Letoonia Club Hotel
26 Haziran 2009 Yazan admin
Kategori Keyif Alanı
Tatil anlayışınız keyif, huzur ve eğlence kombinasyonundan oluşuyorsa eminim bu yazıda paylaştığım tecrübem ziyadesi ile ilginizi çekecektir. Çünkü bu yazı, Letoonia Fethiye‘de yani mavi ile yeşili buluşturan köklü bir club otelde geçen keyif dolu bir haftayı anlatıyor…
Haziran ortasında valizimi toparlayıp Fethiye’ye doğru uzun bir yolculuğa çıktım. Açıkçası iki otobüs değişme gerekliliğim ve uçak gibi bir alternatifimin olmayışından ötürü biraz mızmızlanarak çıktığım bu seyahatin sonunda Fethiye otogarına vardım.
…Şimdi bir film hayal edin; Hani havaalanı’nda yabancı bir eyalete veya ülkeye giden adamı; elinde beklediği kişinin ismi yazılı bir dövizle karşılayan biri olur ya.. İşte o misal Fethiye otogarın’da ismimin yazılı olduğu bir dövizle karşılandım. Benim ve beraberimdeki arkadaşımın valizleri alındı. Her ne kadar sabah saatleri de olsa sıcak bir güne uyanmış Fethiye’de kliması önceden çalıştırılmış bir araçla, otelinize transferinizin gerçekleştirilmesi gerçekten büyük bir keyif ve ayrıcalık unsuru…
Bahsettiğim bu ayrıcalık hissi, otele varıp valizlerinize dokunmadan resepsiyona ilerlediğinizde de sizi takip ediyor. Güleryüzlü bir ekip tarafından karşılanmanızın yanı sıra check-in için beklerken saat 9 civarı açılan bardan aldığınız içkinizi, eşsiz bir manzarada yudumlamanız ile bir anda tatil moduna girdiğinizi anlıyorsunuz. Rahat, bambu koltuklarınızda oturup, yeşil ve mavi’nin aşkına tanıklık ederken odanızın hazırlandığını cep telefonunuzu arayan resepsiyon görevlisinden öğrenmekte cabası…
Çok sevimli mini bir servis aracı ile son derece geniş bir alana sahip otel’in “Fener burnu” kısmındaki bize ayrılan odaya doğru keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz. Vardığımızda valizlerimizi oda kapımızda buluyor ve içeri giriyoruz. Odamızda mini barımız, kasamız, klimamız, televizyonumuz, saç kurutma makinamız ve temiz havlularımızı, truncu tonda döşenmiş ve yeşile açılan pencerelerinden kuş sesleri gelen konfor ve huzurun adeta elle tutulur hali ile tanıştığımız odamızda buluyoruz.
Sıra geldi keşfetmeye…
Abartıyorum gibi gelebilir ancak gerçekten büyüleyici bir atmosferde, doğası korunmuş, yarımada üzerine inşaa edilmiş, üstelik mitolojik bir dokusu olan muazzam bir tesise gitseniz eminim siz daha da fazlasına tanıklık ederdiniz.
Otelin tam ortasında, muhtelif yerlerde olduğu gibi çok hoş bir mitolojik heykel var… Apollo ve Daphne…
Rakamlar verip, yazının büyüsünü bozma niyetinde değilim ancak 3 açık, bir de kapalı havuza ek olarak, 3 ayrı plajı olan tesiste eğlenceli dakikalar için 3′te su kaydırağı bulunuyor.
Yeme, içme konusunda da son derece cömert olan Letoonia; her yerde bulabileceğiniz barlar, açık büfe ve a la carte restaurantlar ayrıca atıştırmalık snack’ler ile her türlü ihtiyacınıza cevap verir nitelikte. Unutmadan belirteyim; barlara yolunuz düştüğünde Virgin Colada kokteylini, sabah kahvaltılarında kivili yoğurdu ve akşam yemeklerinde Moonlight restaurantı mutlaka tecrübe edin. Sabah 9′da Panaroma Bar‘dan rezerve ettirip, akşam yemeği için gidebileceğiniz Balık Restaurant‘da romantik dakikalar için ideal…
Letoonia‘da malesef sıkılmak gibi bir alternatifiniz yok. Akşam yemeklerinden sonra meydanda bulunan tiyatroda Dr. Adam yönetimindeki animasyon ekibinin şovlarına tanıklık edebilir, akabinde havuzbaşında canlı müzik dinleyebilir, gecenin ilerleyen saatlrinde ise disko‘da kurtlarınızı dökebilirsiniz.
Hatta şansınız varsa şampanya plajında bir plaj partisine bile denk gelebilirsiniz… Tabi bütün bunlar için gün içinde deniz bisikleti, kano, yamaç paraşütü, jet sky, banana, okçuluk, mini golf yada tenis veya basketbol gibi etkinliklerde tüm enerjinizi tüketmemiş olmanız gerekli
Daha fazlasını, mesela Türk kahvesinde nargile keyfini, Sushi restaurantını, sauna, spa ve Türk hamamı gibi daha pek çok alternatifi yaşamanız için sizlere de Letoonia Fethiye keyfine davet ediyor ve şarkıda da dediği gibi: This is a magic place Hotel Letoonia diyorum.
Letoonia, thanks for everything.
Thanks in other languages:
спасибо / danke / terima kasih / grazie / merci LETOONIA
Letoonia web sayfaları: http://www.letooniaresorts.com/
Rezervasyon: 444 0 280 (İstanbul / Muğla / Antalya)
Acun’un American’s Got Talent Programı (yarışması)
Son zamanlarda Var mısın? Yok musun? programına nokta koyduğunu açıklayan ve bazı nedenlerden kanal değiştireceği konuşulan ünlü yapımcı/sunucu Acun Ilıcalı‘nın aynı eski programı gibi yurtdışından ithal formatlı “American’s Got Talent” yarışması’nın Türk versiyonu acaba nasıl olacak? İşte şimdi konuşulan soru bu…
American’s Got Talent nedir?
Amerikada beğeni ile izlenen ve bir yetenek yarışma formatı olan American’s Got Talent Türkiye’ye Acun Ilıcalı yapımcılığında merhaba diyecek.

Program ABD‘nin popüler kanalı NBC‘de yayımlanıyor ve büyük bir beğeni ile izleniyor. Amerika’da yayınlanan formatta yarışmacılar çeşitli alanlardaki yetenekleri jüri karşısında sergiliyor. Kimisi şarkı söylerken kimi de başka bir sahne şovunu beğeniye sunuyor.
Yarışmacıların nasıl hazırlandıklarını ve birbirleri ile olan dialoglarını da izleyebildiğmiz Amerikan formatında, jüri’nin puanlaması ise alıştığımızdan biraz farklı…
Son zamanlarda bir hayli revaçta olan bu tarz yarışmalar bildiğiniz gibi Türkiye’de de yapılıyor ancak Juri sistemi ile adayların değerlendirildiği bu formatların ilginçleşip, izlenebilir bir hal alması adına Jüri’nin ve yarışmacıların özenle seçilmesi gerekmekte. Zira Acun bey’de bu nüans’ın farkında olacak ki basında yer alan haberlere göre yeni yarışmasında Ilıcalı, Cem Yılmaz ve Gülse Birsel’e jüri olmaları için teklif götürmüş.
American’s Got Talent‘ın Türkiyedeki adının ne olacağını henüz bilmesek de Acun bey’in bizlere yine keyifli bir yarışma hazırladığına inanıyor ve kendisine başarılar diliyoruz…
NOT: Bu yazıda yer alan bilgilerin doğruluğu ve/veya kesinliği garanti edilemez.






