Toplumsal tabuların arasında sıkışıp kalmış erotizm, +18 diye tabir edilen bir imleme ile film sektörünün bir zamanlar bel kemiğini oluşturuyordu.
Yeşilçam’ın o bildik krizi ve akabinde gelen erotik film tufanı, Aydemir Akbaş’dan Bülent Kayabaş’a kadar pek çok oyuncu için bambaşka bir dönemin kapılarını açtı. Hatta bu dönemi, ünlü komedyen Cem Yılmazda büyük gişe başarısı yakalayan GORA filminde hicvetmiş, “Mavi donun var mı?” ve “Darbeli Matkap” replikleri ile izleyicinin hafızasına kazımıştı.
Şimdilerde ise ülkemizde satışı belirli kurallar dahilinde yasal olan erotik filmler, düşük bütçeli prodüksiyonların ve tek mekana bağımlı sıkıcı mizansenlerinin dışına çıkamayıp, sonlarının gelmesini bekliyor.
Hatırlanacak olursa “2 film birden” sinemalarında izle – izlet algoritmasına göre çalışan erotizm, bugünlerde eski günlerine dönemeyecek kadar itib
ar kaybetti.
Konuya şu açıdan bakmak gerekirse;
Porno film sektöründe tanınan, ödüllü Şahin K. bile Almanya’da 70′li yılların erotik Türk filmlerini pazarlarken, müşteri talepleri neticesinde porno sektörüne girdiğinden bahsetmiş, bu durum bile zaman geçtikçe doyumsuzlaşan ve estetik algı yerine hormonal baskılara yenik düşen, hazırcı, tüketme meğilli ve aç bir toplumun talebini gözler önüne sermeye yetmektedir.
Seks her daim satabilirliğini korusa da, izleyici artık göremediği kısımları hayal etme zahmetine girmeyip, açık saçık her şeyi izleyebileceği bir yüzeyselliğin kurbanı olmuştur.
İlginizi Çekebilir











Çok başarılı bir yazı olmuş değişik araştırmaların sayesinde hergün takip ediyorum siteni.
ilginç bir tespit